Cuma, Aralık 12, 2014

Kendine Ait Bir Oda, Virginia Woolf

Kendine Ait Bir Oda Virginia Woolf'un okuduğum üçüncü kitabı. Sanırım en beğendiğim oldu. Diğerleri de güzeldi ancak burada kıvrak zekasını ve ince hatta çok ince espri anlayışını daha iyi görebildim.

Bu kitap feministlerin baş ucu kitaplarından biriymiş. Burada sorguladığı, irdelediği şey en düz ve basit cümle ile şu "neden bir erkek şair ve yazar olabiliyor da kadınlar olamıyor?"ama bunu yaşadığı çağa göre yorumluyor tabi. 1928'da yazmış bunları.
Eğer Shakespeare'nin kız kardeşi şair olsaydı başına neler gelirdi?
Toplumsal cinsiyet meselesi, ataerkil bir düzenin varlığı, eğitimdeki eşitsizlikler, kadınların tarihte yer alamayışı ya da kadınların tarihinin silikliği, edebiyatta erkek egemenliği vb. bunların üzerine düşündürüyor sizi.
"Sekiz çocuk doğurmuş bir kadın dünyanın gözünde yüz bin pound kazanmış bir avukattan daha mı değersizdi?"
"kadınlar erkekler gibi yazıp erkeklere benzerlerse, çok yazık olur; çünkü dünyanın büyüklüğü ve çeşitliliği göz önüne alındığında, iki cins bile yetersiz kalırken, yalnızca bir tanesi ile nasıl idare ederiz? eğitim, benzerlikler yerine farklılıkları ortaya çıkarıp güçlendirmemeli midir?"
"İki cinsin birbirine kışkırtılması; üstünlük iddialarının ve zayıflığın bir tarafın üstüne yıkılması, insanlığın taraflara bölünmüş olduğu ve bir tarafın öbürünü yenmesi gerektiği gibi konular, kürsüye çıkıp başöğretmenin elinden süslü püslü bir kupa almanın çok önemli olduğu ortaokul aşamasına aittir."
"Kadınlar yüzyıllardır, erkek görüntüsünü gerçek boyutlarının iki katında gösterebilen enfes bir güce sahip büyülü bir ayna görevini yerine getirmişlerdir."

Bir kadının rahat rahat yazabilmesi için neye ihtiyacı vardır? Maddi güce, mevkiye? yoksa kendine ait bir odaya mı?
(Not: bu benim de en çok istediğim şeylerden biri, kendime ait bir oda.. Bir duvar kütüphanem olacak, onun önünde küçük bir yazı masası. Camın önünde iki kişilik rahat bir kanepe, önünde kahvemi koyabilmek için bir sehpa. Kitaplığın karşı duvarında hobi malzemelerimin olduğu raflar ve hobi masası..Boş kalan duvar resimlerimle dolu olacak.. Her bunaldığımda buraya girip oturmak bile yetecek bana.)

2 yorum:

Fatos Kesici dedi ki...

Virgina Woolf'un bu kitabını bende çok beğenirim

ozgrkdn dedi ki...

büyülü ayna olduğumuz doğru,,hele ki her nesil kendince radikal kararlar alıp da - asla bizden öncekiler gibi ..diye başlayan - ilk kıvılcım yürekte yangın çıkardığında bedeninden ve ruhundan dilim dilim tavizler verdiğinde...