Cuma, Temmuz 27, 2012

Mısır Çarşısı ve Çevresi Gezmesi















Mısır Çarşısı Eminönü'nde Yeni Cami'nin arkasında Çiçek Pazarı'nın yanında 1660 yılında Turhan Sultan (Osmanlı'da 34 yıl yani en uzun süre Valide Sultanlık yapan kadın) tarafından yaptırılmış en eski çarşılardan biridir. (Yeni Çarşı ya da Valide Çarşısı da denilirmiş).

Bir rivayete göre Mısr'dan getirilien baharatlar -daha çok- satıldığı için bir başka rivayete göre de Mısır'dan alınan vergilerle inşa edildiği için Mısır Çarşısı denilmiştir. L şeklindeki yapının altı kapısı vardır. Çarşı’nın uzun ve kısa kollarının birleştiği alan “dua meydanı” diye anılır. Burada bir ezan köşkü bulunmaktadır. Lonca vaizi burada esnafa seslenerek dua edermiş.
Bizans zamanında da burada bir çarşı mevcutmuş. Mısır Çarşısı bunun kalıntıları üzerine yapılmış. Eskiden sadace baharat değil çeşitli ilaçlar da satılırmış. Şimdi ise aktarların dışında, kuyumcular ve hediyelik eşya satan dükkanlar da var.
Ana girişin üstünde en iyi geleneksel lokantalardan olan Pandeli vardır.(öğlenleri açık) Çarşı'nın Yeni Cami'ye bakan tarafında Çiçek ve tohumlarının ve hatta ev hayvanlarının satıldığı Çiçek Pazarı, batıya bakan tarafta da peynir ve manav dükkanları vardır.


Yeni Cami'nin ise ilginç bir yapım öyküsü var. Camiiyi yaptırmak isteyen Safiye Sultan'dır. Hatta inşasına başlayan da mimar Davut Ağa. Ancak mimar ölünce başka bir mimar devralır ancak bu defa da padişah III.Mehmet ölür ve camiye devam edilemez. Safiye Sultan'da ölünce aradan 50 yıl geçer ve Mısır Çarşısı'nı da inşa ettiren  Turhan Sultan yarım kalmış inşaatı tamamlatmaya karar verir. Böylece 1663'te cami tamamlanır. Yapıldığında deniz kıyısında ve bu kadar büyük olan bir yapının temelleri de sağlam olmalıydı bu nedenle büyükçe bir yükselti üzerine oturtulmuştur.

Türkçe'de yiyecek gelen hanlardan üçüne kapan denir. Bunlar Yağkapanı, Balkapanı ve Unkapanı'dır. Osmanlılının çeşitli yerlerinden gelen balların biriktiği Balkapanı Mısır Çarşısının arka çaprazında Hasırcılar Sokağında bulunur. Klasik kervansaray tipinde yapılmıştır.

Ortasında geniş bir avlu var. İlginç yanı mahzenidir. Buraya ortada duran küçük tek katlı yapıdan girilir. Mahzen 6.yüzyıldan kalma Bizans eseridir.  Daha da ilginç olan şey burası özel mülktür. Aslında restore edilse çok güzel bir tarihi yapı olacakken eşyaların yığıldığı çirkin depolar, eski duvar kalıntılarının üstüne betonların döküldüğü garip bir yer olarak kalmış.
Hasırcılar Caddesi benim gezmeyi çok sevdiğim bir yer. Ne ararsanız var.  Caddeye Mısır Çarşısı'nın yan kapısından çıkarsanız mis gibi Kuru Kahveci Mehmet Efendi'nin dükkanı karşılar sizi.






















Tahmis Sokakla kesişen yerdeki bu dükkan Mehmet Efendi'nin babası tarafından açılmış. Mehmet Efendi Süleymaniye Medresesi'ni (dönemin en iyi medreselerinden) bitirip 1871'de babasının işinin başına geçer. Ancak o babasının çiğ olarak sattığı kahve çekirdeklerini kavurup öğütür ve öyle satar. Bugün üçüncü kuşak işletmekte ve tüm dünyaya ürün satmaktadır. Yanından geçerken birkaç paket almadan dönmeyin derim.


























Sokakta ilerlerken en ilgimi çeken dükkanlardan biri Nüans (Fermo'da var ama o bu sokak da değil ileride aradan gidiliyor) çünkü burası pasta malzemeleri satıyor. Neyse bu sokakta lokumcular, çerezciler, doğumgünü ve parti süsleri satan dükkanlar, kantarcılar, bıçakçılar, hediyelik eşyacılar, hasırcılar vs...var. (buradaki kantarcılar Osmanlı'dan beri var ve ülkenin her yerinden buraya gelinirmiş)

Yorulunca bir bardak ayran içip pide yemek için ya da tatlıcılarda mola verebilirsiniz.


1 yorum:

Liv Layf dedi ki...

Mısır çarşısına bayılıyorum bir tarih yattığını belli ediyor ilk adımda. yan kapısından çıkınca karşılaştığım koku ise mükemmel. ayrıca bilmediğim şeyleri de öğrendim. güzel bir yazı olmuş :)