Pazartesi, Ocak 13, 2014

Alemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik Abasıyanık

uzuun süre Sait Faik okumadan duramam. Bazen kitaplarından birini alıp sadece bir hikaye okusam da. Bana lise yıllarımı hatırlattığından mıdır nedir? bilemiyorum. O'nun hikayelerini dinlendirici bulurum hep. Başucumda durur bir kitabı ve arada bir alıp karıştırır, kıvırdığım sayfaları ya da altını çizdiğim satırları okurum...
Alemdağ'da Var Bir Yılan on yedi hikayeden oluşan çok güzel bir kitap.


"O akşam erkenden eve döndüm. Balık kızartmıştı annem.yedi uskumru yedim. Babam bir şişe bira almıştı. Bir bardak bira içtim. Patates haşlamışlar gündüzden. Buz gibi soğumuştu. Onları da yedim. Sobanın başına kıvrıldım. Elime küçük kardeşimin kitabı geçti. Bir şey anlamadan okumaya daldım. Mesuttum. Bu saadeti bana sen vermiştin. Her şeyi iki üç misli daha çok seviyordum. Buna sebep sendin..." syf.31 Panco'nun Rüyası
"Bir yazıhane düşünün. Her camı tozlu olsun.Defterlerini sinekler kirletmiş olsun. Kasa defterinin kenarlarındaki mürekkep lekesi on iki senelik olsun. Yazıhane üstünün kalın camını senelerin tozu buzlu cam haline getirmiş olsun.Takvim yedi buçuk ay kopmamış. .Bu yazıhane kasa üstündeki siyah ciltli defterleriyle, onların yanı başındaki kopya prsei ile, ara sıra birdenbire büyük bir gürültü ile düşen dosya dolabı ile yaz öğlesinin uykusuna parasından gayrı her şeyi teslim etmiştir. Sandalyelerin oturacak yerindeki soluk minderler, mihveri etrafında dönmeye dönmeye döner olduğu unutulmuş koltuk.Evet, h,ç bir şey, hatta evlenme fikri bile minderleşmiş, koltuklaşmış, kasa defteri haline gelmiş benim arkadaşı uykusundan uyandırmamaıştı..." syf.33 Melahat Heykeli
Modern Türk hikayeceliğinin öncüsü sayılan Sait Faik adına her yıl hikaye ödülü veriliyor. Burgazada'daki evi de müze haline getirilmiştir. Adada iken vaktinin büyük çoğunu geçirdiği Kalpazankaya'da her yıl anma töreni yapılır. Ben de bir kaç yıl önce,Truva Derneği ile iki kez bu törende bulunma şansına sahip olmuştum.. Çok güzel bir yerdir. Bir de küçük restoran vardır. Burgazada iskeleden yarım saat yürüyerek oraya ulaşabilirsiniz. Piknik yapabilir, denize girebilir ya da yukarıda restoranda ağaçlar arasında oturabilirsiniz..(iki sene önce buraya bir iskele yapılıyordu, umarım yapılmamıştır. En son durum nedir, bilmiyorum. Ama kalabalıklaşmasını ve kirlenmesini istemem)

 

4 yorum:

the bircan dedi ki...

inşallah bende birgün okurum *-*

the bircan dedi ki...

*-* bayıldım

Buket dedi ki...

baharda burada buluşsak :)

melda dedi ki...

iyi fikir :-)