Pazar, Haziran 06, 2010

Croissant (Kruvasan) ya da Viyana Çöreği (Viennoiserie)


Viyana kuşatması sonrasında Viyanalı fırıncıların Osmanlının bayrağındaki hilalden etkilenerek, kuşatmadan kurtulmayı kutlamak için yaptıkları söylenen çörek. Zaten Croissant Fransızca’da ‘ büyüyen hilal’ anlamına geliyor.
Bu konuda en sık anlatılan öyküye göre:
Türkler Viyana'yı kuşattıklarında şehir surlarının altından bir tünel kazarlar, buradan gizlice içeri sızıp bir baskınla kenti ele geçirmeyi planlamaktadırlar. Viyana'nın sabaha kadar ekmek yapan fırıncıları gecenin sessizliğinde yeraltından sesler duyarlar ve nöbetçileri uyarırlar. Kuşatma kalktıktan sonra da fırıncılar bu olayın anısına Türk sancaklarındaki hilalden esinlenerek ay şeklinde çörek yapmaya başlarlar.(Ahmet ÖRS)

Viyanalı Marie Antoinette'in Fransa'ya gelin giderken yanında götürüdüğü bu alışkanlık Fransa'da sabah kahvaltılarının temeli olmuştur. Halk kruvasanı sevse de Avusturyalı gelinlerini sevememişti. Nitekim onu ve kocasını ihtilalde giyotine göndermişti.
Bir Fransız sözüne göre; Kruvasan ağzınızda 30 saniye, midenizde 30 dakika, kalçalarınızda 30 sene kalır. Bu söz çok yağlı olmasından kaynaklanıyor tabi :(
-Kruvasanın çok soğumadan yenmesi tavsiye edilir. Arasına peynir veya reçel konularak yenilebilir.
-Kruvasan yapmak zahmetli bir iştir. Hamurun defalarca dinlendirilip açılması gerekir.
Tarifi için bakınız: http://cafefernando.com/turkce/kruvasan-maceram/

2 yorum:

Hayatımın Her Rengi dedi ki...

Uff benim en sevdiğim şeylerden birisi bu. Off diyetimi cidden bozdum uleynnn (:

Syhn dedi ki...

kruvasanı ne kdr sevdiğini okuyacağım bir psot sanıyordum ama bu yazıyı iyi ki okumuşum.
kruvasanda pek severim kalçalarımda ne kdr kalacağı umrumda bile değil :))))