Akıcı ve güzel bir kitaptı. Başlarda Monte Carlo'da geçen kısım biraz sıktıysa da yine de aktı. Bu roman Gotik edebiyata bir örnekmiş. Yazarın pek çok kitabı filme çekilmiş. Romanın büyük kısmı Manderey Malikanesinde geçiyor.
Romanın anlatıcısı adı romanda hiç açıklanmayan genç bir kadındır. Monte Carlo'da zengin ve eşini henüz bir yıl önce kaybetmiş olan Maxim'le tanışır ve onun ikinci eşi olur. Ancak ilk eş Rebecca'nın bıraktığı izlerin gölgesine yaşar. Biraz ürkütücü olan baş hizmetçi de bu yeni gelini hiç istemez. Sonra Rebecca'nın nasıl öldüğü ile ilgili gizem aydınlanmaya başlar.
480 sayfalık romanın özellikle son 100 sayfasını bir solukta okudum. Bu kısım biraz polisiye gerilim gibi.
Alfred Hithcock bu romanı filme çekmiş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder