Perşembe, Mayıs 14, 2026

Hayatta Kalanlar, Alex Schulman


 Etkileyici ve sonu şaşırtıcı 270 sayfalık bir roman okumak isterseniz tavsiye ederim. Yazar İsveçli. 

Üç erkek kardeş, büyürken birbirlerine yabancılaşırlar. Annelerinin ölümü ile bir araya gelip yazları geçirdikleri göl evine doğru giderler. Roman boyunca günümüz ve geçmiş arasında gidip gelirsiniz. Hikaye yavaş yavaş açılıyor. Üç kardeşinde karakterleri farklıdır. Anne ve veba ile ilişkileri de. İki günde okudum. Sonuna şaşırdım ve boğazım düğümlendi. Fazla detay vermeyeyim bence okuyan sevecektir.

Bu arada romanın kapağı da çok iyi.

Cizre Ulu Camii Kapısı ve Tokmağı


Şimdi İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde bulunan 800 yıllık bu kapı Artuklular döneminde Cizre Ulu Camii için yapılmıştır. Kapının tokmaklarının da El-Cezeri tarafından yapıldığı düşünülmektedir.

Kapının boyu 3 metredir. İki kanattan oluşur. İç kısmı ceviz ağacından, üstün tunç plaka, pirinç çubuklar ile giydirmedir. Üzerindeki madalyon desenlerin sonsuzluğu anlattığı düşünülmektedir. Cizre Ulu Camiinin kapısı birkaç kez restoransyon geçirmiştir ancak sonuncuya kadar pek iyi restorasyonlar olmamıştır. Dikkatlice baktığınızda kapının alt tarafının ne kadar basit olduğunu görürsünüz.

Bu kapı bir ara Mardin'e taşınmış. Taşınma sırasında kapı tokmaklarından biri (sağdaki) çalınmış. Tokmaklar ejderha başlı, yılan gövdeli ve kuyruğu kartal şeklinde iki figür ve ortada aslan başından oluşmaktadır. Yıllar sonra kayıp tokmak Danimarka'da bulunan özel müze olan David Samling müzesinde ortaya çıkmıştır. Geri almak için yapılan yazışmalar ve girişimler şimdiye kadar sonuç vermemiştir.

Kapının üstündeki kitabede okunabildiği kadarıyla "Bizim büyüğümüz Ebul Kasım Mahmud Sencer Şah 'a Allah kuvvet versin” yazmaktadır.


Çalınan, Ann-Helen Laestadius


 İsveç'in kuzey kutup dairesi içinde kalan topraklarında geçen roman küçük bir kızım en sevdiği ren geyiğinin yerde kanlar içinde yatışını görmesiyle başlıyor. Geyiği öldüren adam da yanı başında. Roman boyunca bu kız büyüyor ve adamla geyik katliamı mücadelesi devam ediyor. Romanda gerilim çok yavaş artıyor. 470 sayfanın son 100 sayfasını bu gerilimle okuyorsunuz. Romanın baş kahramanı Elsa adlı bu kız. Abisi, anne ve babası ile yaşıyor. Sami kökenli bu aile rengeyiği yetiştiriciliği yapıyorlar. Kasabada bazı kişiler tarafından "Laponlar" denilerek dışlanıyorlar. Karakterler genelde sakin ve depresyonda gibi. Havanın sürekli kapalı ve soğuk olması adeta onların da hayatlarına işlemiş. Elsa'nın büyümesine şahit olurken olayların gelişimini de izliyorsunuz. Gerçek olaylardan alınmış.

 Romanda geçen geleneksel kıyafetleri ve küçük kültürel öğeleri çok merak ettim internetten baktım biraz. Mesela kahvenin içine atılan bir peynir var. Ya kahveye atıyor ya da ağzınızda bekletip kahveyi onun üstüne içiyorsunuz.