Perşembe, Ağustos 14, 2025

Keçe Aktivite Kitabı

Çocuğunuzu faydalı aktivite ile oyalamak için güzel bir seçenek. Kitap dedim çünkü her bir etkinlik bir kitap sayfası gibi tasarlanıp üst üste konup kenarlardan dikiliyor ve kitap haline getiriliyor. Renkli keçe ve iplere ihtiyacınız olacak. Örneğin bir sayfayı ayakkabı bağcığı bağlamayı öğretmek için yaptık. Basitçe bir spor ayakkabı yapıp diktim, bağcık için delikler açtım. Çocuğunuz oynarken bağcığı buradan geçirip bağlamasını öğrenecek. Sonra Rapunzel gibi upuzun saçları olan bir kız yaptım. Saçları örmeyi öğrenirken parmak becerileri gelişecek. Bir sayfayı saate ayırdım. Hareketli akrep ve yelkovan ekedim. Şimdi saat kaç oyunu oynamak için ideal. Bir sayfa banyo rutini, diş fırçala, duş al, kirlileri sepete at, bu işlemleri oradaki küçük keçe çocuğa yaptırıyor. Başka bir sayfada 1'den 20'ye kadar sayılar var sırayla onların üstünden geçiyor. Şekil eşleştirme vb. daha pek çok sayfa yapabilirsiniz. Pinterestte sınırsız oyun seçeneği var.
Kolay gelsin. 

Çocuklarda ve Gençlerde Genel Kültürü Nasıl Arttırabiliriz?

 Tabi ki kitap okumalarını sağlayarak. Ancak bunun çok zor olduğunu tecrübeli bir öğretmen ve bir ergen annesi olarak çok iyi biliyorum. O halde neler yapabiliriz?

-Çocuğunuzun ilgileri neler? resim, voleybol, futbol, müzik, lego, oyunlar... vs. bunları önce net olarak belirleyin daha sonra işinize yarayacak. 

-Daha sonra bir defter edinin.

-Eğer bir oyun bağımlısı olma yolunda ilerliyor dışarı bile çıkmak istemiyorsa bunu çok önemseyin ve karşınıza alıp ciddi bir konuşma yapın. Birlikte (bu çok önemli) günlük oyun saati sınırı koyun. Buna ne olursa olsun uyulmasını sağlayın. Biraz bile aşılmasına izin vermeyin sonra o delik gittikçe büyür. Sınırları çizmeniz, ve sizin kararlılığınızı görmesi (hoşuna gitmiyor gibi olsa da) çocuğunuzu güvende hissettirir. 

-İlk önce yukarıda belirlediğiniz çocuğunuzun ilgi alanlarından başlayarak veya araya serpiştirerek ona her gün bir araştırma konusu verin. Defterin her bir sayfası bir konu olacak. Yukarıya bu konuyu yazın. Bu konu ile ilgili 4-5 kısa soru yazın.  Daha sonra o ister chatgpt den ister arama motorlarından araştırsın ve mutlaka eline kalem alarak bulduklarını deftere yazsın. Yazma aşaması önemli. El, göz koordinasyonu kalıcılık sağlar.

-Sonra 5 dakikada size bu konuyu anlatsın. Anlatmak da çok önemli. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki öğrendiğiniz bir şeyi başkasına anlattığınızda unutmanız zorlaşıyor. Anlatma aşamasında kendi sesini kaydedip daha sonra dinlediğinde hatalarını görmek açısından faydalı olacaktır. 

-Örnek konular; ilgi alanlarına göre; Futbol ilk hangi ülkede başladı, ilk futbol topları nasıldı? ilk dünya kupası hangi ülkede başladı? Sence Maradona neden unutulmuyor? Sence bir takımda oynamak insana hangi beceriler kazandırır?  Beş soru yeterlidir. 

LEGO ile ilgili: LEGO oyuncakları ilk hangi ülkede üretildi?  LEGO kelimesinin anlamı ne olabilir? LEGO ilk çıktığında nasıldı? Sence LEGO neden bu kadar sevildi? ...

Piyano ile ilgili sorular: Piyanodaki tuşlar neden sadece siyah beyaz? Piyanoda sesler nasıl çıkıyor olabilir? Piyano ilk ne zaman ortaya çıkmış? Piyano başka hangi enstrümanlarla uyumlu sence? Ünlü besteciler kimler? 

Coğrafya ile ilgili: Antarktika nasıl bir kıtadır? Burada bir ülke var mıdır? Kimler bu kıtaya gider? 

Tarih ile ilgili: İlk şehirler neden hep nehir kenarında kurulmuş olabilir? İnsanlar yazıyı nasıl, hangi ihtiyaçtan bulmuş olabilir.....

Mitoloji; Mitoloji nedir? Olimpos tanrıları kimlerdir? Bunların görevleri nelerdir? Yunan tanrılarından ilk kimler bahsetmiş? Yunan Mitolojisinin günümüze etkisi nedir? Bunlarla ilgili bir hikaye okur musun?

Edebiyat: Shakespeare kimdir? Ne zaman nerde yaşamıştır? En ünlü eserleri nelerdir? Günümüze kadar gelebildiğine göre önemi nedir?

Soruları chatgpt'den e oluşturabilirsiniz. 

Bu çalışma neleri sağlayacak;

-Çocuğunuzun araştırma yeteneğini geliştirecek

-Yazdığı notları derli toplu anlatabilecek

-Sınıfta veya arkadaş ortamında bunlardan biri konuşulsa konuya yabancı kalmadan birkaç kelime laf edebilecek ve bu da güvenini artıracak. 

-Oyunlardan biraz uzaklaşacak.

-Zamanla genel kültürü artacak

Çocuğunuz seneye 7.sınıf olacak diyelim, internetten 7.sınıf müfredatına bakın. Özellikle fen ve sosyal derslerinde genel kültüre müsait konular vardır. Onlar hakkında ön bilgisi olsun diye bu konulardan da seçerek sorular ekleyin. Şunlara dikkat edin; sorular sıkıcı ve cevabı uzun olmasın. Net cevabı olsun. Belki bir soru "sence" sorusu olabilir. 

11-15 yaş grubu için idealdir. Ayrıca birlikte seçtiğiniz kitapları günde 10-20 sayfadan başlayarak okuma kuralı ile okuma saatleri planlayabilir ve beraber okuyabilirsiniz. 

Peygamberin Şarkısı, Paul Lynch

 

Bir akşam dört çocuk annesi bilim insanı Eilish Stack'ın kapısını İrlanda istihbaratının yeni kurulan birimlerinden iki polis memuru çalar. Romanın girişi böyle. 240 sayfa. Türkçe baskısı henüz bir yıl önce yapılmış. Çok etkileyici bir roman. Gittikçe artan bir tempoda    "yok canım şimdi düzelir her şey" duygusuyla okudum sonunda nerdeyse nefesim kesildi diyebilirim. Kısa bir roman olsa da okuması kolay değil. Çünkü hem verdiği duygu ağır hem de yazar bence bilerek konuşma satırı yapmadan cümleleri birbirine bağlayarak yazmış. Arada durup bir daha bir kaç cümle önceye gitmeniz gerekebilir. 

İrlanda'da aşırı sağ partilerden biri seçimi kazanır ve şiddetin dozunu gittikçe arttıran totaliter bir rejim oluşmaya başlar. Muhalefetin sesini keseler. Yakasında parti rozeti olanlar ve olmayanlar olarak ayrışma başlar. Artan gözaltılar, yasaklar, polis şiddeti, belirsizlik ve sonucunda iç savaş. Normalde üçüncü dünya ülkelerinde olmasını beklediğimiz bu durumun sağ partilerin yükselişte olduğu Batı'da da yaşanması hali. Gittikçe artan bir tempoda romanın ana karakteri olan Eilish'in ailesini bir arada tutma mücadelesini okurken hep onun yanındaymışım gibi hissettiren müthiş bir dil. Bu romanı bir erkek yazmış ama başroldeki kadın karaktere çok güzel hayat vermiş. Karakterlerin pek derinliği yok ve bunu bilerek yaptığını düşünüyorum. Karakterlere odaklanmayalım diye . Bazen bir romanın konusunu seversin ama yeterli betimleme yoktur gözünde canlandıramazsın ya da ayrıntılar boğar, bazen karakterler çok iyidir ama yazarın dili akıcı değildir. Bu romanda her şey ölçülü. Bayıldım. Sadece romanın adı ile konusu arasında bağlantı kuramadım. Queen'in aynı adla bir şarkısı var.  Çeviri de çok iyi. Roman 2023 Booker Ödülü almış. Yazar 1977 doğumlu. İrlandalı ve toplam beş romanı var. Türkçede başka romanı yok sanırım. 

Cumartesi, Nisan 13, 2024

Bu Kitapları Mutlaka Okumalısınız

Hepsi roman ya da hikaye olan bu kitapları bence herkes okumalı. 11 yıl önce yine bu blogda arkadaşlarıma da danışarak en sevdiğimiz kitaplardan oluşan okuma listeleri paylaşmıştım. Benim listemdeki kitapların bazıları aynı kaldı ve yeni eklemeler oldu. Neden sevdiğimi tek tek yazmayacağım. Zaten çoğunu bloğumda paylaşmıştım. Ya hikaye ya da dilini (ya da genelde her ikisini de etkileyici bulduğum için) benim listem şöyle:

Sıralı değil.

-Suç ve Ceza, Fyodor Dostoyevski
-Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia Marquez
-Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Ahmet Hamdi Tanpınar
-Veba,Albert Camus
-Bereketli Topraklar Üstünde, Orhan Kemal
-Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, E.M.Remarque
-Drina Köprüsü,İvo Andriç
-Büyük Umutlar,Charles Dickens
-Şafakta Verilmiş Sözüm Vardı,Romain Gary
-Kader, Tim Parks
-Günden Kalanlar, Kazuo İshiguro
-Sait Faik'in ve Çehov'un hikayelerinin hepsi
-Körleşme, Elias Canetti,
-Nar Ağacı, Nazan Bekiroğlu,
-Fransız Suiti, İrene Nemirovsky
-Kefaret, İan McEwan
-Mandarinler, Simon De Beauvoir,
-Büyük Defter-Kanıt-Üçüncü Yalan, Agota Kristof
-Kolleksiyoncu, John Fowles
-Yenişehir'de Bir Öğle Vakti, Sevgi Soysal,
-Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Ziya Osman Saba
-Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Peyami Safa
-Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk
aslında listeyi rahatlıkla 50'ye çıkarabilirim....Mavi Sürgün olmalı, Acı Çikolata olmalı veya Körlük olmalı... 
iyi okumalar...

Çarşamba, Mart 20, 2024

Villa Borghese, Borghese Bahçesi ve Müzesi

Roma'da nereyi mutlaka görelim? diye sorsanız ilk üç maddede bu bahçe müzeyi söylerim. Bahçe dediğime bakmayın peyzajı çok güzel yapılmış, göletleri, arkeoloji okulu, cafeleri, müzeleri ve yürüyüş alanları olan dolu dolu bir yer. 80 hektarlık bir arazi. Popolo meydanından geçip şehrin çıkış kapısından sağa dönünce parkın girişindesiniz.  
Bahçe 1605 yılında kardinal Scipione Borghese tarafından yaptırılmış. Bahçede çocuklar için çok güzel oyun ve sanat alanları, zooloji müzesi, kütüphane de var. Bunlar bitişik değil. Hepsi sessiz ve kocaman bir park/ormanın içinde. Bahçedeki heykeller Bernini'nin babası Pietro'ya ait.

Parkın içindeki Pincio bahçesi daha bir özel. 
Borghese bahçesi ve villası Borghese ailesi için Roma merkezin hemen dışında parti villası gibi tasarlanmış. Zamanla sanat koleksiyonları birikmiş. 19.yy sonunda yeniden düzenlenmiş. 

Borghese galeri için müze biletini 10 gün önceden aldığım için beklemeden girebildik.  Apollon'dan kaçarken bir ağaca dönüşmekte olan Daphne heykeli Bernini'ye ait.

Pek çok kişiyi kızdıran Pauline Borghese (Napolyon'un kız kardeşi) heykeli. Pauline heykeltraşa venüs olarak böyle poz vermiş. Kocası da çok kızıp heykeli kimse görmesin diye bir odaya kilitletmiş. Elindeki elmaya dikkatinizi çekerim.

Ama belki de bu galeriye gelmeme ennn çok neden olan Bernini eseri Persephone'nin kaçırılması heykeli. Etrafında üç tur attım. Hareketli bir anı durdurmuşsunuz gibi. Kaslar, elin üstündeki damarlar, saçlar hepsi muhteşem.

Borghese galeriden çıkıp 10 dakika yürüyüp yine bu bahçedeki başka bir müzeye geçtik. (ücretsiz)Buraya kadar gelmişken mutlaka uğrayın. Pietro Canonica müzesi. Taksim meydanındaki anıtı yapan mimar, heykeltraş. 


Burası onun hem evi hem atölyesi imiş. Mandalina ve portakal bahçesi olan çok tatlı bir ev. Canonica 1910'dan sonra Rus Çarı ve ailesi için çalışıp onlarla samimi olmuş. Hatta II.Nikola ona heykelini daha gerçekçi yapsın diye bir at hediye etmiş.
Heykel bitmiş gemi ile Rusya'ya götürülüp Petersburg meydanına konulmuş. Fakaat 1917'de devrim olunca heykel yıkılmış ve sadece bu üstteki birebir modeli kalmış. 
İşte Taksim Cumhuriyet anıtının kalıp modelleri. Canonica Türkiye'ye gelip Atatürk'le de tanışmış hatta büstünü yapmış. Ve hatta Ankara Etnografya Müzesi önündeki o muhteşem Atatürk heykeli de Canonica'ya ait. İzmird'eki de.
İsmet İnönü heykel için teşekkür etmek ister ve imzalı fotoğrafını yollar.
Bu heykelde kullanılan kadın yüzü modeli bir genç bir Türk kadınına aittir. Sanayi-i Nefise Mektebi bir yarışma düzenler. Ödül Canonica ile 18 ay çalışıp staj yapmaktır. Bu yarışmayı Sabiha Ziya kazanır ve Canonica'nın stajyeri olur. İşte aşağıdaki kadın yüzü de ona aittir. Taksim anıtının iki yanında bulunan özgür kadın rölyefi yani...


Bahçede bir tur daha atıp Villa Medici tarafından yürürseniz İspanyol merdivenlerinin arkasında bulursunuz kendinizi. 
 

Çarşamba, Mart 13, 2024

Mandarinler, Simon de Beauvoir

 930 sayfalık kitabı bu kadar çabuk okuyacağımı düşünemezdim. Su gibi aktı.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Paris'te bir grup aydının hayatını arkada siyasi olaylar ve edebi gelişmelerle veren muhteşem bir roman.  1954'de Goncourt ödülü almış. 

Beauvoir'nın karakter tahlillerine, değişen ilişkileri çözümleyişine bayıldım. Fazla ayrıntı vermek istemiyorum ama kitaptaki Henri karakterinin Albert Camus olduğu, Robert Dubreuilh'in Jean-Paul Sartre, Anne karakterinin de Simon de Beauvoir olduğu bariz  ama yazar bunu pek kabul etmemiş. 

Çevrimen: İlkay Kurdak, Alfa Yayıncılık

Nohutlu Bulgurlu Sulu Köfte

Bu yemeğin bir adı olmalı ama hatırlamadığım için bu başlığı verdim. 
Az yağlı kıyma, soğan rendesi tuz ve karabiberden minik köfteler yapın.
İnce bulgur ve irmiğin üzerine sıcak su ekleyip şişmesini bekleyin. Şişince göz kararı un ekleyip tuz ile yoğurup minik toplar yapın.
Nohutu da bir gece önceden ıslayıp haşlayın.
Soğanı minik doğrayıp pembeleşinceye kadar yağda çevirin 2 kaşık salçayı ve bir litre suyu ekleyip kaynamaya bırakın. Kaynayınca malzemeleri ekleyin. Nohut zaten pişmişti. Tüm malzemeyi 10-15 dakika kısık ateşte pişirin. Afiyetle yiyin.
Ben suyunu fazla koymadığım için çorba değil daha çok yemek gibi oluyor.
Bu tarifte bir ölçüm yok. Tüm malzemeyi göz kararı belirliyorum. Resimdeki miktar 4 kişilik yemek için yeterli oluyor.

Fıstık Ezmesi Kurabiyesi

 Bu tarife ne isim vereceğimi şaşırdım. Ama görüntü şöyle; 

Fıstıkların kabuklarını temizleyip yanmaz tavada kısık ateşte yakmadan kavurdum. (Henüz fıstıklar sıcakken miksere koyup aralıklarla (motorunu yakmadan) yağı biraz çıkana kadar bekledim. Sonra içine 2 kaşık hindistan cevizi yağı ve göz kararı 2-3 kaşık bal koydum. Biraz daha çevirip kaşık yardımı ile şekil verdim. Basit ama lezzetli bir kurabiye oldu. Kalanı da kavanoza koyup kaşık kaşık yedik. 

Şeftalili Tersyüz Keki - Upside Down Cake

 Bu tarifi yıllar önce Martha Stewart'tan öğrenmiş ve farklı meyvelerle denemiştim. Nefis bir tadı var.


Malzemeler:
-1,5 bardak sade kek unu
-1,5 bardak normal un
-1 çorba kaşığı kabartma tozu
-1 çay kaşığı tuz
-250 gr yumuşak tereyağı
-1+3/4 bardak şeker (yani iki bardaktan iki parmak eksik gibi)
-4 yumurta
-2 çay kaşığı vanilya
-1,5 bardak süt
-Kalıbın tabanı için; ince doğranmış şeftali (kabuğunu soydum ama soymasanız daha güzel görünebilir) 2 kaşık şeker ve 1 kaşık tereyağı ve tarçın.
malzemeler oda ısısında olmalı.
Kuru ve ıslak malzemeleri ayrı ayrı karıştırıp sonra tüm malzemeyi birleştirip karıştırın. 
Kek kalıbının zeminine iki kaşık şeker(esmer şeker daha güzel oluyor) ve tereyağını tarçınla karıştırıp iyice yayın. Üzerine dilimlediğiniz şeftaliyi dizin (erik, ananas, elma veya portakal da güzel oldu)
Daha sonra 170 derecede 25 dakika pişirin. Ilıyınca ters çevirin... 
Afiyetle yiyin.

Salı, Mart 12, 2024

Tirza, Arnon Grunberg

Bu kitabı iki farklı yazardan  (Yekta Kopan ve Ayfer Tunç) duyunca listeme eklemiştim. Zaten kitabın arka kapağında da yorumları var. Ancak kitapçılarda bulmak pek kolay olmadı. 
Sürükleyici bir roman. Son 30 sayfaya kadar bazı taşlar yerine oturmayabilir şaşırmayın. Sonra geriye dönüp düşünmeye neden oluyor. Aslında basit gibi görünen olayların bile derin psikolojik nedenleri olduğunu görüyorsunuz. 
Kitap editörü bir baba, emeklidir ve sıkıcı denilebilecek bir hayatı vardır. Ergen kızı Tirza'nın mezuniyet partisi için evinde verdiği partide suşi hazırlamıştır. Olaylar böyle başlar...
Alef kitap, Hollandaca aslından çeviren Gül Özlen